Tüp Bebek Tedavisi
Tüp Bebek (IVF) Tedavi Süreci Nasıldır?
Tüp bebek tedavisi, doğal yoldan hamile kalamayan çiftlerde kadından alınan yumurta hücrelerinin ve erkekten alınan sperm hücrelerinin laboratuvar ortamında döllenip, döllenen embriyonun da kadının rahim içine yerleştirildiği yardımcı üreme tedavisidir.
1. Aşama: Hormon tedavisi ile yumurta üretiminin uyarılması
Normalde kadınlarda ayda bir yumurta büyür, olgunlaşır ve çatlar. Tüp bebek işlemlerinde tek yumurta alınırsa yumurta döllenmeyebilir veya döllendikten sonra sağlıklı bir embriyo gelişmeyebilir. Bu nedenle IVF‘de yumurtalık uyarıcı ilaçlar kullanılarak çok sayıda yumurta elde edilmeye çalışılır. Adetin 2. günü yapılan vajinal ultrasonografi ve kandan bakılan hormon sonuçlarına göre tedaviye başlanır. Tedaviye başlarken ilaç dozları kişinin vücut kitle indeksine (kg/m2), yumurtalık rezervine daha önce IVF yapılmışsa önceki tedavilerde kullanılan ilaç dozlarına ve toplanan yumurta sayılarına göre belirlenir. İlaç dozları ve tedavi protokolleri her hasta için özel olarak belirlenir ve bireyselleştirilmiş tedavi protokolleri uygulanır. Bunlar şu ilaçları içerir:
Yumurtalık uyarımı için kullanılan ilaçlar: Yumurtalıkları uyarmak için, bir folikül uyarıcı hormon (FSH), bir luteinize edici hormon (LH) veya her ikisinin bir kombinasyonunu içeren enjekte edilebilir bir ilaç alınabilir. Bu ilaçlar bir seferde birden fazla yumurtanın gelişmesini sağlar.
Oosit olgunlaşması için kullanılan ilaçlar: Foliküller yumurta alımı için hazır olduğunda yumurtaların olgunlaşmasına yardımcı olması için (HCG) veya diğer ilaçlar alınır.
Erken yumurtlamayı önlemek için kullanılan ilaçlar: Bu ilaçlar vücudun gelişen yumurtaları çok erken bırakmasını engeller.
Rahmin iç yüzeyini hazırlamak için kullanılan ilaçlar: Yumurtanın alındığı gün veya embriyo transferi sırasında doktorunuz, rahminizin iç yüzeyini implantasyona daha açık hale getirmek için progesteron takviyeleri almaya başlamanızı tavsiye edebilir.
Yumurtalıkların uyarılması işlemi kişisel farklılıklar göstermekle beraber yaklaşık 10-12 gün sürmektedir bu süre içerisinde 2- 3 günlük aralıklarla vajinal ultrasonografi yapılarak yumurtalıklardaki folliküllerin gelişimi izlenir ayrıca ilaçlara yanıtı ölçmek için kanda hormon düzeylerine bakılır. Yumurtalıklardaki folliküller belli bir boyuta ulaşınca yumurtaların olgunlaşmasını sağlayan rhCG veya GnRH analoğu yapılır. Bu iğnenin mutlaka doğru zamanda ve doğru şekilde yapılması çok önemlidir. Söz konusu iğne doğru zamanda ve doğru şekilde yapılmadığı takdirde yumurta yeterli olgunluğa erişemez ve işlem başarısızlıkla sonuçlanabilir. Yapılan bu son iğneden yaklaşık 36 saat sonra yumurta toplama işlemine geçilir.
2. Aşama: Yumurtalıktan yumurtaların alınması
Anne adayına, yumurta alımı sırasında ağrı veya başka rahatsızlıklar hissetmemesi için hafif bir yatıştırıcı veya anestezik verilir. Doktor, üzerine ince içi boş bir iğne takılmış bir ultrason vajinal prob kullanarak kadının yumurtalıklarından yumurta aspire eder. Bu işlem, yaklaşık 12-30 dakika sürer. Bu numuneler zaman kaybedilmeden laboratuvara gönderilir. Yumurtalıklara transvajinal ultrasonla erişilemiyorsa, iğneyi yönlendirmek için bir abdominal ultrason kullanılabilir. Yumurtalar, bir emme cihazına bağlanan bir iğne ile foliküllerden çıkarılır. Anne adayları yumurta alımından sonra kramp ve tokluk veya baskı hissi yaşayabilir.
3. Aşama: Spermin alınması
Yumurta toplama ile aynı gün, baba adayından sperm örneği istenir. Mastürbasyon ile sağlanan sperm derhal laboratuvara gönderilir. Meni içeriğinde sperm olmayan baba adaylarından ise cerrahi yolla yumurtalıklardan sperm alınabilir. Sperm, laboratuvarda meni sıvısından ayrılır.
4. Aşama: Yumurta ve spermin laboratuvar ortamında döllendirilmesi
Klasik tüp bebek tedavisinde (IVF) sperm ve yumurtalar bir petri kabında karıştırılır ve ardından laboratuvarda hazırlanan kültür ortamında bir araya getirilerek döllenmeleri beklenir. Bu dönemde, doktorunuz döllenme belirtilerini kontrol eder ve embriyoların büyümesini izler. Mikroenjeksiyon tekniğinin (ICSI) kullanıldığı durumlarda ise sperm, yumurtanın içine enjekte edilir. ICSI, genellikle sperm (semen) kalitesi veya sayısında bir sorun olduğunda, önceki IVF döngüleri sırasında fertilizasyon girişimleri başarısız olduğunda uygulanır.
5. Aşama: Döllenmiş yumurtaların anne rahmine yerleştirilmesi
Döllenme gerçekleştikten sonra, embriyo gelişimi takip edilerek uygun olan günde transfer işlemi gerçekleştirilir. Ancak transfer günleri, tüp bebek merkezlerinin stratejilerine, çiftin elde edilen yumurta sayısına, gelişmekte olan embriyo kalitesine göre değişim göstermektedir. Transfer edilecek embriyo sayısı kadın yaşı ve daha önce uygulanan başarısız tüp bebek denemeleri göz önüne alınarak, gelişen embriyoların kalitesi ve dönemine göre seçilir. Embriyo transferinin yapılacağı gün ince bir kateter yardımı ile kadının rahmine embriyo transfer edilir. Rahim zarını güçlendirmek ve desteklemek ve implantasyon olasılığını artırmak için, günlük progesteron veya HCG uygulaması önerilir. Çoğu kadın, hormon enjeksiyonlarında minimum ağrı ve rahatsızlık hissedebilir. Transferden sonra yarım saatlik dinlenme yeterlidir. Zira yarım saatten daha uzun yatak istirahatinin gebelik şansını artırıcı bir etkisi olmadığı saptanmıştır.
Embriyo transferi sonrası tipik yan etkiler şunları içerir:
- İşlemden kısa bir süre sonra az miktarda berrak veya kanlı sıvının gelmesi. (Embriyo transferinden önce serviksin sürüntülenmesi nedeniyle)
- Yüksek östrojen seviyelerine bağlı meme hassasiyeti
- Hafif şişkinlik hissi
- Hafif derecede kramp
- Kabızlık
- Adet ağrısına benzer bel ve kasık ağrısı
Anne adayları gebelik testine kadar cinsel ilişkide bulunmamalı, sigara kullanmamalı, doktora danışmadan herhangi bir ilaç kullanmamalıdır. (Ağrı kesiciler mecbur kalınmadıkça kullanılmamalıdır.) Anne adayları bu süreçte; yemek yapabilir, merdiven inip çıkabilir, yürüyüş yapabilir. Ancak embriyo transferinden sonra gebelik testi sonucunu alana kadar spor, ağır iş, ağır yük kaldırma gibi aktivitelerde bulunulmamalıdır.
Öte yandan anne adayları tuvalete çıkabilir, banyo yapabilir. Taharetlenme yapılırken haznenin içi yıkanmamalıdır. Zira bu işlem vajen kanalının normal fizyolojik ortamında değişikliğe neden olacağından enfeksiyonlara sebebiyet vermektedir.
6. Aşama: Yumurtalıkları dondurma
Transfer edilmek üzere seçilen embriyoların dışında, geride az ya da çok sayıda embriyo kalabilir. Bu embriyolar eğer uygun kalite ve morfolojik özelliklere sahipse, dondurulup saklanarak ileride tekrar bir gebelik şansı için kullanılması tercih edilebilir. Türkiye’deki yönetmeliklere göre embriyolar, dondurulduktan sonra 5 yıl saklanabilir ve kullanılmadıkları süre içerisinde, her yıl embriyoların saklanmasının devamına onay vermek için aile merkeze ulaşarak imza verir.
7. Aşama: Gebelik testinin yapılması
Embriyo transferinin üzerinden ortalama iki hafta geçmesinin ardından hamileliğin oluşup oluşmadığının saptanması amacıyla gebelik testi uygulanır. Yapılan test neticesinde sonuçların pozitif çıkması durumunda gebelik kesesinin durumunun görülmesi için yaklaşık 10 gün sonra ultrason kontrolü yapılmaktadır.
Tüp bebek tedavisi sonrası ne zaman test yapılmalı?
Bu nedenlerle tüp bebek tedavisinde hekimin alışkanlığına göre embriyo transferinden 10-12 gün sonra yapılacak kanda gebelik testi en sağlıklı sonucu verecektir. Zira idrarda yapılan gebelik testleri belli bir hormon seviyesine hassas olduğu için erken gebelikte yanlış negatif sonuç verebilir. (Örneğin test 100 gibi bir değere kadar hassas ise erken dönemde daha değer 25 iken yanlışlık ile negatif sonuç verecektir)
Ayrıca görsel sonuçlar da bazen yanlış yorumlanabilir. Normal yolla gebelikte ise kanda gebelik hormonu tespit edilmesi en erken olarak ilişkiden 2 hafta kadar sonrası olabilir. Ayrıca yine bilinmesi gereken önemli bir bilgi de şudur: Kanda gebelik testi erken dönemlerde sağlıklı bir gebelikte 2 gün ara ile takip edildiğinde yaklaşık 2 kat artış gösterecektir. Sonrasında ise bu değer 2000 gibi bir değere ulaştığında bizim için gebelik ultrasonografide görülebilir büyüklüğe gelmiş demektir.
Tüp Bebek (IVF) Tedavisinde Başarı Faktörleri Nelerdir?
- Anne adayının yaşı: Anne adayı ne kadar gençse tüp bebek yönteminde hamile kalma ve kendi yumurtalarını kullanarak sağlıklı bir bebek doğurma olasılığı o kadar artar.
- Embriyo durumu: Tüm embriyolar gelişim sürecinde hayatta kalamaz. Embriyo kalitesinde belirtilen parametreler yönünden erken evrede gözlenen düşüş ileri evre gelişimin durmasına veya gelişimin kötü devam etmesine yol açar.
- Daha önce doğum yapma: Daha önce doğum yapmış kadınların, hiç doğum yapmamış anne adaylarına göre IVF kullanarak hamile kalma olasılığı daha yüksektir.
- Kısırlık nedeni: Normal bir yumurta kaynağına sahip olmak, IVF kullanarak hamile kalma şansınızı artırır. Şiddetli endometriozisi olan kadınların, açıklanamayan kısırlığı olan kadınlara göre IVF kullanarak hamile kalma olasılığı daha düşüktür
- Yaşam tarzı: Sigara içen anne adayları, Tüp bebek tedavisi (IVF) sırasında daha az yumurta alır ve daha sık düşük yapabilir. Sigara içmek, bir kadının IVF kullanarak gebe kalma olasılığını % 50 azaltabilir. Obezite de hamile kalma ve bebek sahibi olma şansını azaltabilir. Tüm bunlarla birlikte alkol kullanımı, aşırı tüketimi ve bazı ilaçların kullanımının da tüp bebek tedavisine olumsuz etkisi olabilir.
Tüp Bebek Tedavisinde Nelere Dikkat Edilmelidir?
Tüp bebek tedavi süreci kararı alındığı anda aslında tedavi başlamış demektir. Hastanın mutlaka tedavi sürecine kendini psikolojik olarak hazırlaması gerekir. Stresi azaltmak için bazı aktivitelerde bulunmak, düzenli egzersiz ve doğa yürüyüşleri yapmak, doğru beslenmek, zihinsel ve fiziksel hazır olmak tedavide başarı şansını artıran etkenlerdir.
Bu süreçte baba adayına da büyük görev düşmektedir. Anne adayı ile arasındaki iletişimi her zamankinden daha sıkı tutmalı, ona her konuda destek olmalıdır. Tedavi sürecinin olumsuz sonuçlanacağı endişesi bir kenara bırakılmalı, şayet çeşitli nedenlerle olumsuz sonuçlanırsa bile 3 ay sonra tekrar denenebileceği unutulmamalıdır. Tüp bebek tedavi yöntemini doğal bir gebelik süreci olarak kabul etmek gerekir. Çünkü bu yöntemle gebe kalanlar kadınlar da normal bir hamilelik dönemi geçirmektedir. Çiftin kendi sperm ve yumurtaları ile gerçekleştirilmektedir ve dünyaya gelen bebek de diğer bebeklerden farksızdır.
Beslenmeye dikkat etmek tüp bebek tedavi sürecini olumlu etkilemektedir. Doktorun beslenme konusunda önerileri mutlaka dikkate alınmalıdır. Bunun yanı sıra uzman bir diyetisyen ile görüşülüp detaylı bir beslenme planı yapılabilir. Mümkün olduğu kadar da fastfood ve abur cubur olarak adlandırılan besinler yerine daha taze, organik besinler tüketilebilir. Ayrıca sıvı tüketimi de oldukça önemlidir. Kola, çay, maden suyu gibi içecekler sıvı ihtiyacını karşılar diye düşünülmemeli, günde en az 2 litre su tüketilmelidir. Balık tüketiminin de hastaya tedavi sürecinde fayda sağlayacağı unutulmamalıdır.